Saturday, March 14, 2009

Chimerasim


Dun gece Discovery Health'de bir program izledim. Bu kanalin Mehmet Oz yuzunden muptelasi oldum, hos surekli "You on a diet" in tekrarlarini veriyor ve ben bir seyrettigimi tekrar izliyorum. Yine de daha once onemsemedigim bir tip bilgisini obur seferinde daha iyi anliyorum. O yuzden tekrar mekrar demeyip her programi izliyorum.


Dun gece izledigim seri "You on a diet"tan hemen sonra ekrana geldi. Konu biraz ilgincti. Biraz degil bayagi bir... Ismi "I am my own twin" yani "Ben kendimin ikiziyim". Iki ayri kadini konu almis. Birinde 30 lu yaslarda bir kadin, bir zenciyle beraber, iki cocugu oluyor. Fakat o sirada ettikleri kavganin bin bes yuzuncusunu tekrar yapiyorlar, bin bes yuzuncu defa ayriliyorlar, kadin parasiz pulsuz, diyor ben bari devletten yardim aliym, o sirada da ucuncusune hamile. Bu arada devletten yardim alabilmek icin bilmem ne kurumuna basvuruyor, diyorlar ki DNA testi yaptirmamiz gerek, hem cocuklara hem size, tamam diyor kadin, problem yok, bir kac hafta sonra cagiriyorlar, bu cocuklar kimin, sizin olmadiginiz biliyoruz diye. HAAA diye apisip kaliyor tabii.. Doguma baba falan da girmis yani. Ama DNA bu boru degil, uzun lafin kisasi kadin cocuklarinin kendi cocugu oldugunu kanitlamak icin mahkemeye cikiyor. Bu arada kadin uc tane daha DNA testi yaptirmak durumunda kaliyor. Hepsinde durum ayni. Cocukla anne minimum %50 oraninda ayni DNA'ya sahip olurlarmis. Kadin ve cocuklar da hic uymuyor. Mahkeme diyor ki bir sonraki cocugun dogmasini bekleyelim. Bu arada en son velet dogarken bir tane gorevli de kadinla beraber doguma giriyor, kanlar aliniyor. Ve sonuc o bebek de kadinin degil DNA'ya gore. Simdi bunlar bir de fakir oldugu icin, yardim alabilmek ugruna devleti uyutmaya calisitiklari saniliyor. Bu sefer de embriyolar baskasinin yumurtasiyla mi sana koyuldu diyorlar. Sorusturma sorustuma ustune.


Bu arada farkli bir eyalette baska bir kadin, yasli basli, emekli olmus saygideger bir ogretmen. Bobrek transplantasyonu olacak, bu arada kendi dahil uc oglu ve kocasina DNA testi yaptiriyorlar, hangisinin bobregi uygun diye. Sonucta kocasinin ki uyuyor ama DNA'ya gore en kucugu haric diger iki oglu kendisinden degil. Kadin sok, aile sok, bir de tiraji komik birsey. Bunu anlatirken ogullari hala guluyor. Tabii doktorlar bu sefer diger kadin da oldugundan daha cok sasiriyorlar, bu yastaki kadin neden duzenbazlik yapsin. Neyse sonra kadinin hayatta kalan babasindan, abisinden de DNA aliyorlar, cocuklarla aralarindaki bagi buluyorlar.


Olay suymus, embriyolar cift olacakken nasil olsa birlesmis ve bu kadinlarin ikizleri olacak yerde iki ayri DNAlari olmus. Bir kanda cikan DNA digeri ara ki bulasin DNA. Organlarina kadar arastiriyorlar ancak diger DNA yi oyle buluyorlar. Bu iki kadinda iki embriyo da disi oldugu icin bunlar anlamamis, biri disi biri erkek oldugunda, bebek(Teksas'ta gorulmus boyle bir ornek), yari kiz yari erkek organlariyla dogarmis. Bu vakalarin tiptaki adi da chimerasim mis. Yunan mitolojisinde Chimera isimli yari aslan, yari yilan yari keci olan canavar tipli bir yaratiktan almis bu ismi.


Allahim dedim ya...

Wednesday, March 11, 2009

Yogurt


Dun aksam makarnadan yalanci manti yaptim. Boyle salyangoz gibi olan makarnanin icini manti iciyle dolduruyorum, uzerine sarmisakli yogurt bir de salca... Normalde mantiyi yanmis tereyag ve kirmizi biber ile seviyorum ama tabii bunun tadi onu kaldirmayacagi icin salca yapiyorum, makarnanin suyundan.

Ayrica her gece yatarken whole foods tan aldigim kefir ve organik yogurtla ayran yapiyorum bir bardak kendime, bir bardak askima. Yogurdun yararlari cok fazla ama evde yaptiysaniz daha da fazla. Ben evde yapmaya usenip organik aliyorum, turk yogurdunun tadina benziyor.

Gecen gun Gungor Uras'in Turkiye'de yogurt uzerine yapilan oyunlarla ilgili bir yazisi vardi, sinir oldum. Yogurt kelimesi bile turkce den geliyor, bizim beslenme kulturumuzun olmazsa olmazi, bir seye de dokunmayin be kardesim demek geliyor!!! Neyse en azindan su bloglar var da bireysel protesto yapiyoruz, bunun icin ceza yok, iki uc kisi bir araya gelip bunu yapsak on sene icerdeyiz, malum!!!
Yogurt bagirsak florasini guclendiriyor, bagirsaklarimizdaki yararli bakterileri artiriyor! Bu boyle gecistirilecek birsey degil, neden, cunku bagirsaklar immune sistemimizin en onemli organi. Iyilerse ne mutlu, kotulerse hapi yuttuk:(((( Canli canli bakteriler var icinde yogurdun, disarda satilanda bu bakterilerin genellikle iki turu bulunuyor. Evde yaptiginda daha fazla bakteri turuyor. Agizdaki cici huylu bakterileri bile etkiliyormus, sutten(ozellikle pastorize sutun dogru duzgun yarari olmadigini dusundugumuzde) cok daha iyi bir kalsiyum kaynagi. Arastirmalar yapildiginda en uzun ve saglikli yasayanlar hep cok fazla yogurt tuketenler arasindan cikiyor, tabii low fat-az yagli tuketmekte yarar var. Kolon kanseri tehlikesini dusuruyor. Bu arada biraz ilginc olacak ama her gun disari cikmak gerekiyor, bok cinsinden:))), yoksa icinizde toksinler birikiyor, bunlar da kalinca kotu huylu canlilar besleniyor. Icimiz kocaman canli bir fabrika aslinda.

Bu Amerikalilar sade yogurdu hic sevmiyorlar, cogu ayrandan nefret ediyor. Yogurt onlar icin meyveli yenmesi gereken tatli turunden bir besin. Ben de allah biliyor o tipleri hic sevmiyorum, sentetik geliyor, kendim yaparsam baska. Sade yogurdun icine meyva dolduruyorum. Bir de arada yogurt maskesi yapiyorum, yulafla karistirip yuzume, cok yumusak oluyor ondan sonra suratim, pamuk gibi, canimmm...

Tuesday, March 10, 2009

In the blues...

Icimden yazmak gelmiyor. Durumlar kotuye gidiyor tum dunyada. dunya calkalaniyor ve deyim yerindeyse ne zaman bitecegi, nasil bitecegi de mechul. Ekonomi surunuyor, borsa can cekisiyor!!! Obama'nin uzerine cok gidiyorlar, neyse ki guclu bir adam, bugun 50 gun oldu basa geceli, dolu dolu gecirdi. Dun stem cell yasagini kaldirdi. Bu bilimde muthis bir gelisme! Bugun egitimle ilgili kararlari acikliyor. Devrimci ve ileriyi goren bir lider. Yalniz bunlarin geri getirisi hemen olamayacak, Amerika'nin gelecegini kurtariyor ama bugunden pek umudum yok. Tek destegi halk, inanilmaz approval rate ler cikiyor her bir ankette. Her cumhuriyetci iktidardan sonra duzeltmesi demokratlara kaliyor ama bu seferki biraz agir oldu, ne de olsa Bush gecti Amerika'nin uzerinden:((((

Monday, March 9, 2009

Goop- Gwyneth


Bayildigim yeni bir site daha... Su gunlerde cok cok ilgi goren bir web sitesi. Gwyneth Paltrow'un ozel blogu (gibi). Soguk moguk derler ama ben severim o kizi(hic kadin olamayacak olan tiplerden, hep kiz kiz kiz), bana asil gelir, babasindan dolayi midir nedir???




Ozellikle "DO" kisminda Dr. Frank Lipman'in "spent" teorisini de cok ilginc buldum. Herkesin neden kronik bir yorgunluk icinde oldugunu acikliyor gibi.


Bir goz atin bakalim!!!

Friday, March 6, 2009

twitter.com...


Bu nedir ki demeye basladim ayni kelimenin turevlerini orda burda gormeye baslayinca; twitters, twittery, twittering...
Yepyeni bir akim... Hosgeldin hayatimiza "twitter". Google ve facebook gibi olmazsa olmazlarimiz arasina girecek ve de cikamayacak kesin! Bu cagin getirdikleri ilginc, iletisim, marketing, haberlesme, dedikodu farkli kanallardan yapiliyor.

Turkiye de yayilmasi eli kulagindadir. Bip bipp bippp

Thursday, March 5, 2009

Gozume takilanlar...

Elif Safak'la yapilan bir soylesiden...

Kuran’ın en tartışmalı surelerinden biri olan Nisa Suresi de yer alıyor romanınızda. Sureyle ilgili dayak yorumu için Şems “Ne görmek isterlerse onu görürler” diyor. Şems’in bu açıklaması sizi yeterince tatmin etti mi?

Ama Şems orada bir şey daha diyor. Gene Peygamber’in bir hadisine gönderme yapıyor. Peygamber, Kuran’ın yedi ayrı seviyeden okunabileceğini söylüyor. İdrak seviyemize, şuurumuzun derinliğine göre elimize alıp okuyoruz. Kuran’ı her okuyan aynı derinlikte algılamıyor ki...

Wednesday, March 4, 2009

Recycle


Cumartesi aksami Georgetown'daydik. Nargileye gittik, sisha:)) Sigara kullanmadigimdan nargile icemedim fosur fosur ama Turkiye'yi hatirlattigi icin ortaminda kendimce costum.. Ondan once de bir puba gitmistik, mutfak kapandigi icin biranin yaninda atistirmalik birseyler bulamadik, ben de oyle bos bos icemiyorum. En son cips oldugunu soylediklerinde cok sevindim ama ben heyecanli heyecanli konusurken bir baktim ucmus:(((


Bu arada burda hala(!) herkes 8 tane daha(!) doguran kadini konusuyor. Bugun The View'da Dr. Phills konuktu, konu, kendini bile gecindirmekten aciz bir kadinin zaten(!) 6 cocugu varken 8 tane daha(!) nasil dogurabilmesiydi. Allahim ya bebeklerin babasi da yok bu arada. Burasi her ne kadar Amerika da olsa babasiz cocuk doguran, evlenmeden cocuk sahibi olan pek hos karsilanmiyor. Yani doguranlar var, bunlarin cogu African American(siyahi). Ama akli basinda African American'da yapmiyor bunu tabii, yapanlar egitim seviyesi dusuk, kendini dusunmeyen cocugun hayatini hiiic onemsemeyen tipler. Bazen de Hollywood yildizlari bunu yapiyor ama sonrada evleniyorlar ya da surekli bir baski oluyor "eee cocuk oldu evlilik ne zaman, evlen evlen evlen" diye(Nicole Richie-Joel Madden, Angelina Jolie-Brad Pitt)


Sadelesmeye takmis vaziyetteyim. Son uc aydir alisverise cikmiyorum(yemek haric), boyle surekli olanla yetinmek, daha basit ve sade yasamak, kendi kendime yetebilmek icin ufak capli bir arayistayim. Ekonominin kotu olmasi da bunda sebep oldu belki de "aman biraz daha kisiym param gitmesin" turunden ama bununla sinirli degil acikcasi. Sustainable living(bunu alternatif yasam olarak mi tercume ediyorlar inanin bilmiyorum) turunden birsey dalga dalga beni icine aldi. Kendim yapiyorum ya baskasi dikkat etmeyince de deli oluyorum. En basitinden "recycle" olayi. Ben plastik, kagit mutlaka ayiririm, apartmanda da onlarin kutulari var ve her katta bir oda buna ayrilmis vaziyette. Semt semt ayriliyor ve eger recycle yapmazsan ceza aliyorsun ama her belediyenin kurali farkli. Bazilari ceza yazmiyor. Boyle ev partisine falan gitmissek ve o kola kutulari, kagitlar bir yerde toplanmiyorsa deli oluyorum, tutamiyorum kendimi "recycle yapmak gerekmiyor mu?" cinsinden birsey soyluyorum. Fakat bilinc seviyesine mi bagli bu henuz kesfedemedim, heeee deyip zorla ya o sirada yapiyorlar ya da yapmak gerek ama yapmiyoruz cinsinden birsey soyluyorlar. Zor geliyor millete ayirmak.


Beyler, bayanlar, bir tane dunya var ve onun da icine ettik zaten, o yuzden herkes en azinda daha da icine etmemek icin gerekli ozeni gostersin. Cok yakin bir zamanda cesmeden akan "su" hayal olacak, temiz su ara ki bulasin haline gelecek. Herkes birini etkilese di mi? Bu soyledigimin de bir hayal oldugunu biliyorum:(((((