Wednesday, March 25, 2009

Kisisel Boykot!!!

DUNYAYI ZEHIRLEYEN KIMYASALLARA KARSI TEPKINIZI BELIRTIN.
SESSIZ KALMAYIN!
TARIM ILACLARI, TEMIZLIK VE KISISEL BAKIM MALZEMELERINDE
KULLANILAN KIMYASALLAR SADECE DUNYAYI DEGIL SIZI DE ZEHIRLIYOR.
BILINCLENIN VE SORGULAYIN!
BANA NE DIYEBILECEK ZAMAN KALMADI!!!

Tuesday, March 24, 2009

Kriz hatti

Dun gece kriz masasi olustu. Telefon hattinin bir kosesinde ben bir kosesinde Asu kuzuluktan kurtluga transfer eden Armut Beyi nasil sakinlestirebilecegimizin yollarini aradik. Cesar'in taktiklerini surekli tekrarlayan "ben" kopek terbiyecisi olma yolunda da ilk adimimi attim. Surekli Asu enerjini yukselt(:))))) ne demekse), dik dur, sakin Armut'un gozunun icine bakma, sen agresif davranma, bagirdigi anda arkani don, calm state ol(Bak bak:)))!!! Allahim ya gunde uc saat seyredersem bir programi her hafta sonu olacagi budur. Sonunda Armut sakinlesti, ben on dakkada bir Asu'yu kontrol etmekten vazgectim. Su taktikleri kendime de denesem iyi olacak, kopegin enerjisini ayarliyoruz da kendi enerjimiz bu aralar yerlerde surunuyor. Hava da o kadar guzel ki yakismiyor!!!

Monday, March 23, 2009

Armut


Cuma aksami oyle dagitamadik onceden planladigim uzere... Sevgili kocam yorgundu, ben mizmizdim, yemegi cok gec yedik. Fago de Chao'ya gittik. Brezilya restaurani burasi. Ben aslinda bizim klasik Turk yemeklerinden baskasini yiyemeyen bir gruptandim buraya gelmeden once. En sevdigim yemek kuru fasulye pilavdi, degisik bir sey yemekten nefret ederdim. Zamanla Hint yemegi disinda bir suru yeni seye alistim. Meksika mutfagini cok seviyorum, Cin yemegine bayiliyorum, sushi sushi diye tutturdugum oluyor.

Fago de Chao de alisamicagim bir sey yok zaten, et ambari gibi bir yer, surekli onunuze birileri et kesip koyuyor, bizim doner sisleri gibi degisik turden etleri masa masa gezdiriyorlar. Ben cok etci bir insan olmadigimdan kapasitemin uzerinde yiyince butun aksam "Allahim cok yediiim" diye dovundum durdum. Hazmedemedim on saat. Bir daha o saatte yemek yok. Yemege cok gec basladik cunku bizimkiler cok gec kaldi ama yerinde bir ozurleri vardi;

Kivanc Asuman'a yorkshire cinsi bir kopek almis. "Armut" Ben iki gun Armut, armut diye inledikten sonra dun gormeye gittik. Hayvan delisiyim ya, bayiliyorum hayvanlara. Aylardir "Dog whisperer"i seyrettigim icin seminer seklinde kopek dersleri verdim butun gun. Hayvan artik ilgi manyagina dondu... Cisini tutmayi bir ogrensin Samy ablasini da ziyarete gelicekler. Samy gorunce cildirabilir tabii, bu ne diye. Hayatinda hic kopek gormedi zavallim.

Armut'tan once de uzun boylu bir yuruyus yaptik. Pedometer alicaz ordege, gunde kac adim atiyor bakalim. Mehmet Oz gunde on bin adim sarti kosuyor ama on bin adim da biraz zorluyor. Dun bir yandan yuruduk bir yandan adim saydik. Bir saat yuruyus bes bin adim yapiyor gibi birsey. Iki saat yurumek de cok kolay degil hani her gun.

Friday, March 20, 2009

Dogum gunu...

Bugun Asusun dogum gunu!!! Biraz sonra cikip ona hediye alicam. Cicili bicili seyler seviyor, "bu Asus" dedigim birsey bulmam gerek. Aksama yemege cikariz, soyle dagitabilecegimiz bir yeri dusunmem gerek. Yarin aksam da David Vandetta geliyormus Josephine'e. Ordek illa gitmek istiyor tabii, ben de gitmek istiyorum acikcasi ama artik eski enerji yok bende ya. Bu aksam dagit yarin aksam dagit, nerdeee eskiden haftanin dort aksami ciktigimiz zamanlar. Yaslandik da demeye dilim varmiyor:(( Ajda Pekkan gibi olmaya calisiyoruz bir kusak olarak ama sakil duruyor mu acaba? Neyse ki minyon ve inceyim diye kendimi avutuyorum. Giydigim kiyafetler buyumuyor, kadin gibi giyinmek istemiyorum. Son birkac yildir bu dilemmayi yasiyorum ama Gulse Bilsel'in gecen gun yazisini okudum ki yalniz degilmisim. Bayagi bir kadin boyle. Bak kadin lafi bile boooo getirtiyor ya. 20 yasindayken daha mutlu da degildim aslinda. Ne zaman bu kadar buyudum ben be???

Thursday, March 19, 2009

This Moment on Earth


Su environment sorunlarina fazla dalmaya basladim! Isin icine girince durumun ne kadar vahim oldugunu anliyorsunuz. Aldigim derslerde uc tane de secmeli ders hakkim var, bunlari ecology ve environment tan yana kullanicam zamani geldiginde.

John Kerry ve Teresa Heinz Kerry "This moment on earth" isminde bir kitap yazmislar. Ben bu kitabi Johns Hopkins Universite Kampusunde bir sertifika programina katildigimda sansa Barnes Noble'dan "$1" almis ve cok sevinmistim:))) Bunun haricinde Virgina Woolf'un kitabini ve bir kac tane daha kitabi bu fiyata almistim. Havalara ucuyordum:))))) Eve gelince bir koseye koydum, surekli yeni kitap aldigim icin de bunlara sira gelmedi tabii. Neyse bugun baslicagim varmis Kerry'nin kitabina, iyi ki de baslamisim. Bir kere 2004 baskanlik seciminde bana cok silik gelen bir adaydi Kerry, Bush'a maglup oldu. Yuhhh. Ama adam ozunde iyi bir senator, ozellikle cevre konularinda da bayagi etkili aslinda. Karisi tarafindan hep ezildigini dusunmusumdur(servetiyle adami kopek yapti gibi geliyordu) ama bu kitapta karisini sevdim nedense. Yanlis degerlendirmisim diyim. Onun da cok umrunda:)))

Neyse bin tane alakasiz bilgiden sonra esas soylicegim dunyanin boku yedigi arkadaslar. Yani bir bilinclenme var ama bu yeterli olur mu bilmiyorum. Kullandigimiz her turlu temizlik malzemesi, parfum, deodarant, sampuan, tuvalet kagitlari, bebek diaperlari(bunlar hele inanilmaz kotuymus, bir kere plastik erimiyor ikincisi de uzeri silinmediginden bakteriler copluklerde yagmur yaginca topraga siziyor, ordan icme suyuna karisiyor) hem dunyanin mahvedilmesinde hem de bizim hastaliklarimizda bir numaraya oynuyorlar. Kitap; insanlarda kanser oranlari neden cogaliyor, erkek baliklar nasil disiye donuyor(insan cinsinde de ureme organlarinda sorun olan bin tane tip, ureyemeyen bir suru kadin erkek) ve de bunun gibi bin tane seyi acikliyor.

Bireysel olarak artik camasir suyu ve diger zararli temizlik malzemelerini kullanmama karari aldim. Green olanlardan alicam. En azindan ben ustume duseni yapiym da... Milletin de beynini yerim belki onlara da etkili olur.
"Dunya Su Forumu"na ev sahipligi yapan ulkemizde kac kisi gercekten bilincli, inanin dusunesim gelmiyor!!!

Wednesday, March 18, 2009

AIG & bonuses

Hukumetin basi bu sefer de AIG bonuslari yuzunden dertte. En son gecen hafta devletten para yardimi alan AIG'nin sirket calisanlarina hafta sonu toplam 165 milyon dolar bonus verdigi ortaya cikti. Millet ayaga kalkti, kimin parasini kime veriyorsunuz diye hakli olarak. Tim Geithner, Hazine Bakani, ates altinda. Biliyor muydu da Obama'ya soylemedi ya da hic bilmiyordu da hic birseyden haberi yok gibi suclamalar yapiliyor. Istifa etsin diyenler oldu dun butun gun. Obama bugun cikti, sonucta president olan benim, bu ilk olarak benim sucum diyerek butun sorumlulugu uzerine aldi. Tim Geithner i da caliskanligi yuzunden inanilmaz ovdu, yani istifayi mistifayi unutun gibisinden! Bugun AIG CEO'su sorgulaniyor canli canli!!!

Su bilgiye de etkilemek de yarar var, AIG sadece Amerika icin degil dunya icin de cok cok onemli bir sigorta sirketi. Batmasi Almanya'da Deutsche Bank'tan Singapur'daki bireysel sigorta yapan bir cok sirketi de kotu etkileyecek. Sevgili Ilhan Uludag Hocami, burdan tekrar rahmetle aniyorum, "too big to fall" kuramini ogretirken yuksek lisans derslerinde agzimiz acik dinlerdik onu! AIG o kadar kocaman ki batmasi dunyayi batirir, ne yapip edip kurtaricaklar, ama kanli mi sanli mi olacak, orasini gorucez!!!

Tuesday, March 17, 2009

Puslu bir haftasonunun ardindan













Haftasonu bitti, gitti... Cumartesi yuruyus yolumdan zevkle Bethesda'ya yurudum. Barnes and Noble da yaklasik uc saat vakit gecirdim. "Idealist.org" isimli kitabi aldim. Ordan sinemaya girdim. "The Class". Fena degildi de cok da begenmedim.
Pazar Georgetown'daydik yine(ben, ordek, Asu, Kivanc) Once son kesfimiz Lebanese cafe sonra sinema "International", yemek icin Lebanese Taverna, en son bizim evde cay fasli... O kadar cok yemekten sonra evde tatli ya da meyva yemeye bile halimiz kalmadi. Bu arada Samy fazla heyecandan Asu'nun parmagini isirdi. Offff. O da onu istemeden can havliyle yere firlatti. Neyse ki hicbir sey olmadi (ikisine de!!!)
Su yemeklerin fotografini cekmeye bir turlu alisamadim, ne zaman ki ortada hersey silinip supuruluyor "yaaaa ben foto cekecektim" diyorum. Amannn alisirim artik yavas yavas. En azindan makinayi yanimda tasiyorum.